Çocuklarda Davranış Sorunları ve Başa Çıkma Yollları
Merhabalar,
Buradan bütün okuyucularımı selamlıyorum, yazılarımı daha çok otistik çocuklarımızın gelişimine katkıda bulunabilecek kolay uygulanabilir konular arasından açık şekilde sizlere iletmeye çalışacağım.
Sizlerde taktir edersiniz ki çocukların, yaşamlarını toplumla uyum içinde sürdürebilmeleri için okulun ve ailenin çocuklara karşı olan görevlerinin başında, ortama uygun davranışların öğretilmesi gelmelidir. Ancak, yapılan görüşmeler, öğretmenler ve ailelerin çocuklarının sorunlu davranışlarıyla nasıl başa çıkacaklarını bilmedikleri, ve hatta öğretmeyi düşünmedikleri izlenimini vermektedir.
Davranış sorunu, çocuğun kendisi ya da başkaları için sorun yaratan şeyler yapmasıdır. Çocuğun yaptığı davranışlar yeni beceriler öğrenmesini engelleyici, ortama uyum sağlamasını zorlaştırıcı, kendisine, başkasına ya da çevresine zarar verici olduğu için sorun olarak görülmektedir. Bu davranışlar çocuğunuzla çalışmanızı, ona yeni beceriler öğretmenizi zorlaştırabilir; dolayısıyla, çocuğunuza bir şeyler öğretme konusunda isteksiz olmanıza neden olabilir. Davranış sorunları ne denli şiddetli olursa olsun, çocuğun yaptıklarından kaynaklanmaktadır, çocuğun kendisinden değil. Davranış sorunları terimi yalnızca çocuğun yapmayı öğrenebileceği davranışlar için kullanılmalıdır. Çok ağır geldiği için elindeki vazoyu taşıyamayıp, yere düşüren ve kıran çocuğun davranış sorunu olduğunu söyleyemeyiz. Ya da, annesiyle oynarken yanlışlıkla parmağını annesinin gözüne sokan çocuğun davranış sorunu var diyemeyiz. Çok hareketli bir çocuğun bir sorunlu davranışı birkaç kez yapması bile, davranış sorunu sayılamaz. Bir davranış, çocuğa o davranışı yapmaması söylendiği ve çocuk o davranışı yapmamayı becerecek özellikte olduğu halde davranışı tekrar tekrar yaparsa, sorunlu davranış olur.
Ortam-Davranış-Sonuç İlişkisi
Sorunlu davranışların üstesinden gelmek için davranışın ortam-davranış-sonuç ilişkisine bakılması gerekmektedir. Çünkü davranışlar kendiliğinden ortaya çıkmamakta ve oluştukları ortamlarla tanımlanabilmektedir. Bir davranışın ortaya çıkma nedenini anlayabilmek için, tek başına o davranışı incelemek yerine bu davranışa neden olan ortamı değerlendirmek gerekir. Dikkatli yapılan bir gözlem ile sorunlu davranışın nedeni ve nasıl üstesinden gelinebileceğine yönelik bilgi toplamak mümkün olacaktır.
Davranışın ortaya çıktığı ortamda yapılan düzenlemeler ve davranış sonucunda verilen tepkiler sıklıkla o davranışın bir daha tekrarlanıp tekrarlanmayacağı hakkında bilgi verir. Çünkü çocuğun davranışı sonucunda alacağı tepkiler, onun davranışını şekillendirmesinde rol oynayacaktır. Eğer çocuk davranışının sonucunda istediği tepkiyi alıyorsa bu söz konusu davranışın kalıcı olmasını sağlayacaktır.
Her çocuk sürekli ilgi ya da dikkat çekmekten hoşlanır. Annesine ev işlerinde yardım eden, oyuncaklarını kardeşiyle paylaşan bir çocuk, olumlu yönde dikkat çekeceğinden bu davranışlarını geliştirir. Çocukla ilgilenme, onu kucaklama, öpme, sevme birer ödüldür ve bunlar ortama uygun davranışları arttırıcı niteliktedir. Oysa çocuk için çoğunlukla ödül olan ilgi, bazı durumlarda uygun olmayan davranışları arttırıcı nitelik de taşıyabilir. Çocuğun arkasından koşma, bağırma, azarlama ve kızgınlığını daha farklı şekillerde ifade etme, sorunlu yan davranışları arttırıcı ilgi örnekleri olabilir. Bu davranışlardan her biri, çocuk için “Senin yaptıklarına tepki gösteriyorum” anlamına taşır. Örnek olarak: Pelin ailesiyle birlikte yemek masasına oturmuyor, anne ve babası yerine oturduğunda Pelin masadan kalkıyor. Pelin masadan kalkınca, annesi de yerinden kalkıyor, Pelin’in peşinden koşuyor ve onu tekrar masaya oturtmaya çalışıyordu. Annesi Pelin’i masaya oturtma çabasını göstermediğinde ise Pelin mutfağı birbirine katıyordu. Bu davranış ortam-davranış-sonuç ilişkisi içinde kısaca aşağıdaki şekilde kaydedilir.
Ortam
Yemek zamanı
Davranış
Pelin mutfakta geziniyor
Sonuç
Anne “Pelin yerine otur” der.
Yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi ilgi ya da dikkat çekme Pelin’in istediği bir sonuçtur. Yerinden kalkması annesinin ilgisini üzerine çekmekle sonuçlandığından, bu davranış artacak, sorunlu davranış haline dönüşecek ve kalıcı olacaktır.
Bazı çocuklar kendi istek ve gereksinimlerini sözel olarak ifade edebilecek düzeyde oldukları halde, isteklerini ağlama, bağırma ya da kendini yere atma gibi davranışlarla da gösterebilmektedirler. Eğer isteklerini bu davranışları sonucunda yaptırabildiklerini fark ederlerse, uygun şekilde kendini ifade etme, yerini uygun olmayan davranışlarla ifade etmeye bırakacaktır. Örnek olarak: Ayşe annesiyle dondurmacının önünden geçerken, dondurmacıyı göstererek dondurma ister. Anne Ayşe’nin dondurma yediğinde bademciklerinden rahatsız olabileceğini düşünerek ya da başka nedenlerden dolayı Ayşe’nin bu isteğini reddeder. Ayşe ağlamaya başlar ve kendini yere atar. Annesi Ayşe’nin bu davranışı karşısında, dondurmayı alır ve susmasını sağlar. Anne o an için ağlama davranışını durdurmuştur. Ancak Ayşe’nin uygun olmayan bir davranış geliştirmesine de ortam hazırlamıştır. Çünkü Ayşe, bundan sonra her istediğini ağlayarak ya da kendini yerlere atarak elde edebileceğini öğrenmiştir.
Bazı anne-babalar ise; çocuğa istediği bir yiyeceği ya da oyuncağı vererek uygun olmayan davranışı azaltabileceklerini düşünürler. Bunun yanı sıra; araba ile dolaşma gibi etkinlikler de sorunlu davranışlar sonucunda anne baba tarafından çocuğa teklif edilen ödüller arasındadır. Genelde anne-babalar bu ödülleri “Eğer ağlamazsan, sana çikolata vereceğim” ya da “Yemeğini bitirirsen seninle oyuncak almaya gideceğiz” şeklinde ifade edebilirler. Oysa ödüllerin bu şekilde kullanılması, çocuğun uygun olmayan davranışını o an için durdurabilecek, ancak çocuğun isteklerini elde etmek için aynı davranışı tekrar kullanmasına neden olacaktır.
Davranış Değiştirme Planı
Davranış sorunlarının üstesinden gelebilmek için öncelikle davranış değiştirme planı yapmanız gerekiyor. Bir davranış değiştirme planında şu aşamalar olmalıdır: (1) davranış sorunu tanımlanır, (2) amaç saptanır, ve (3) amacı gerçekleştirmenin yolları çocuğa öğretilir. Şimdi bu aşamaları sırasıyla açıklayalım.
İlk aşamamız davranış sorunlarını tanımlamaydı. Bu aşamada davranış sorununu çocuğunuzun ne yaptığını ifade edecek şekilde tanımlayın (Örneğin, “Berkay açgözlü” yerine “Berkay, başkalarının tabağından yiyecek alıyor.” “Mustafa, antisosyal” yerine “Mustafa, kendisiyle konuşmak isteyenlere arkasını dönüyor.” “Nergis, saldırgan.” yerine “Nergis, küçük kardeşini çimdikliyor.” “Burcu, tembel.” yerine “Burcu, her yaptığı işte başkalarından yardım istiyor.” “Merve, negatif.” yerine “Merve, kendisinden bir şey istendiğinde, hep “hayır” diyor.”).
Daha sonra, çocuğunuz o şekilde davranmadan önce ve davrandıktan sonra neler olduğunu belirleyin. Davranışın öncesini ve sonrasını kısaca not almanız, işinizi kolaylaştırabilir. Gözlemleriniz size sorunlu davranışın ne zaman, nerede, kiminle birlikteyken ortaya çıktığını ve ne şekilde ödüllendirilmiş olabileceğini gösterebilir (Bakınınz, ortam-davranış-sonuç ilişkisi).
Davranış sorununu, çocuğun ne zaman, nerede, kiminle, nasıl ve ne yaptığı şeklinde tanımlamak, ikinci aşama olan amaç saptamayı çok kolaylaştırır.
İkici aşamamız amacın saptanması. Saptayacağımız amaç, neyi gerçekleştirmek için uğraşacağımızı gösterecektir. Amaçlar, çocuğun ne ölçüde ilerleme gösterdiğini anlamaya ve çocuğun öğretim programıyla ilişkili herkesin, aynı doğrultuda uğraş verilmesini sağlamaya yarar.
Sorunlu davranışla ilgili olarak en kolay amaç yazım şekli, çocuğun davranış tanımına “yapmaz” ifadesini eklemektir. Örnek olarak:
Davranış: Berkay, başkalarının tabaklarından yiyecek alır.
Amaç: Berkay, başkalarının tabaklarından yiyecek almaz.
Davranış: Mustafa, kendisiyle konuşmaya çalışanlara arkasını döner.
Amaç: Mustafa, kendisiyle konuşmaya çalışanlara arkasını dönmez.
Sema hanım oğlu Görkay için amaç saptarken, önce bu yolu denedi. Şöyle bir amaç yazdı: “Görkay evin içinde nesneleri fırlatmaz.” Gerçekten de, Görkay’ın ulaşmasını istediği amaç buydu ama bu amaç kulağa çok olumsuz geliyordu. Nasıl olacaktı da Görkay’a öğrenmiş olduğu bu davranışı unutturacaktı? Görkay’ın sorunlu davranışa alternatif olarak yapmak üzere öğrenebileceği başka davranışlar olamaz mıydı? Öyle davranışlar bulunabilmeliydi ki, fırlatma davranışıyla aynı anda yapılmayacak özellikte olsun; ya da fırlatma davranışını yapmaya fırsat bırakmasın.
Sema hanım bu yaklaşımı benimseyince, iki tane olumlu amaç hazırlayabildi: Birincisi, Görkay oyuncaklarıyla uygun şekilde oynar şeklindeydi. Görkay oyuncaklarıyla oynarken, aynı anda onları sağa sola fırlatamazdı. Bu amacı gerçekleştirmek için Sema hanım Görkay’ın öğretim programında, uygun oyun becerilerine ağırlık vermeye ve Görkay’ın özellikle ilgisini çeken küp araba oyunlarını öncelikle ele almaya karar verdi.
Sema hanımın belirlediği ikinci amaç, Görkay fırlatma girişiminde bulunduğunda kendisinin ne yapacağıyla ilgiliydi: Görkay başkalarının dikkatini çekmek için sesini kullanır. Eğer Görkay dikkat çekmek için başka bir yol öğrenirse, nesneleri fırlatmasına gerek kalmayabilecekti. Görkay henüz konuşamıyordu ama pek çok ses çıkarabiliyordu. Eğer çevresindeki insanlar Görkay’ın çıkardığı seslere tepki verirlerse, bu sesleri isteklerini yerine getirmek için kullanmayı öğrenebilirdi. Sema hanımı ikinci amaçla ilgili düşündüren tek şey, bu yöntemi kullanırken büyük oğlu Özgür’den Görkay için bazı şeyler yapmasını istemekti. Ancak Özgür’ün Görkay kendisine bazı şeyler söylemeye çalıştığı zaman Görkay’a ilgi göstermeyi öğrenebileceğine karar verdi. Bu amaç, gerçekçi bir amaçtı.
Davranış değiştirmeyle ilgili hazırlayacağınız amaçların iki özelliğe salip olmasına dikkat edin: (1). Olumlu bir amaç saptayın: Çocuğunuzun yapmakta olduğu davranışa alternatif olacak ve sizin yeni bir şey öğrenmenize katkıda bulunacak özellikte bir amaç saptayın. (2). Gerçekçi bir amaç saptayın: Çocuğunuzun ve ailenizin özelliklerine uygun, sahip olduğunuz koşullar çerçevesinde gerçekleştirilebilecek gerçekçi bir amaç saptayın.
Davranış değiştirme programında saptadığınız amaçların, çocuğunuzla etkileşimde bulunan herkes tarafından anlaşılmasını ve uygulanmasını sağlamalısınız.
Üçüncü ve son aşama çocuğa amaçları gerçekleştirme yollarının öğretilmesi. Çocuğunuza, kendisinden beklediğiniz davranışları yapmayı öğretmek için, şu aşamaları izlemelisiniz.
Amaçlarınızı belirleyin.
Çocuğunuzun çevresindeki herkesin bu amaçları benimsemesini sağlayın.
Çocuğunuza sorunlu davranışı yaptığında, nasıl bir tepki göstereceğinizi belirleyin. Göstereceğiniz tepki, çocuğunuzun aynı davranışı tekrarlamasını caydırıcı nitelikte bir tepki olmalıdır (Bakınız, Davranış Sorunlarıyla Başa Çıkmada Kullanılan Caydırıcı Tepkiler).
Caydırıcı tepkiyi, istenmeyen davranıştan hemen sonra gösterin. Davranıştan hemen sonra ortaya çıkmayan bir tepki etkisiz ve kafa karıştırıcı olabilir. Örneğin, eğer büyük çocuğunuz bahçeden mutfağa gelip de “Anne Burcu hortumla benim üstümü ıslattı” derse ve çocuğunuzun üstü kurumaya başlamışsa, Burcu’ya bir tepki vermek için oldukça geç olmuş demektir.
Tutarlı olun. Caydırıcı tepkiyi çocuğunuzun sorunlu davranışı her yapışında gösterin ve her defasında olabildiğince aynı şekilde yapın.
Sorunlu davranışın, önce kötüleşip sonra iyileşmesini bekleyin. Çocuğunuz, davranışıyla ilgili yeni bir şey denemeye başladığınızı fark edince, sizi test edecektir. Bakalım onun edepsizliklerine ne kadar süre kayıtsız kalabileceksiniz? Anne görmezden gelme tekniğini denerken içinden “İlgilenmeyeceğim, ilgilenmeyeceğim ………” diye tekrarlar. Çocuk ise “İlgi çekeceğim” çabası içine girer. Eğer siz büyük bir kararlılıkla ilgilenmemeyi sürdürürseniz, istenmeyen davranış zamanla azalacaktır. Uyguladığınız tekniğin etkilerini görmeniz iki haftayı bulabilir. O nedenle, yeni bir uygulamayı, beklenmedik çok büyük başka bir sorun çıkmadığı sürece, iki hafta kadar denemelisiniz. Eğer iki haftalık uygulama sonucunda sorunlu davranışta bir azalma olmamışsa, uygulamayı değiştirebilirsiniz. Unutmayın ki, çok sık değiştirilen uygulamalar, yarar yerine zarar getirecektir.
Çocuğunuzun olumlu davranışlarını ödüllendirin. Olumlu davranışları ödüllendirmek, en az, sorunlu davranışları caydırmak kadar önemlidir. Ama eğer dikkatinizi sorunlu davranışlar üzerinde yoğunlaştırmışsanız, çocuğunuzun olumlu davranışlarını gözden çıkarabilirsiniz. Çocuğunuzun olumlu davranışlarını fark etmek ve ödüllendirmek için çaba gösterin. Çocuğunuz bilmelidir ki, sizin hoşlanmadığınız yalnızca onun bazı davranışlarıdır; kendisi değil.
Çocuğunuza, sorunlu davranışa alternatif olarak yapabileceği olumlu davranışlar öğretin. Bu konuya daha önce de değinmiştik. Çocuğunuza, olumlu davranışlar kazandırmaya çalışın. Olumlu davranışların öğretimini, olabildiğince, davranış sorunlarının sık gerçekleştiği ortamlarda yapmaya çalışın.
Çocuğun çevresindeki herkesi davranış değiştirme programına katın. Çocukla etkileşimde bulunan herkesi, sorunlu davranışları caydırmaya ve olumlu davranışları ödüllendirmeye davet edin. Örneğin, siz çocuğunuzu görmezden gelirken, dedesinin onunla ilgilenmesine izin vermeyin.
İlerlemenin kaydını tutun. En azından ilk iki hafta, sorunlu davranışın ve öğretmeye çalıştığınız olumlu davranışın günde kaç kez meydana geldiğinin kaydını tutun. Bunu yapmazsanız, davranışların olumlu yönde değişip değişmediğinden tam olarak emin olamazsınız. Eğer kayıt tutmaya, davranış değiştirme programını uygulamaya başlamadan birkaç gün önce başlarsanız, programın etkililiğini daha kolay değerlendirebilirsiniz. Tuttuğunuz kayıtlara bakarak programı sürdürmeye ya da değiştirmeye karar verebilirsiniz.
DAVRANIŞ SORUNLARIYLA BAŞA ÇIKMADA KULLANILAN CAYDIRICI TEPKİLER
Görmezden Gelme
Sorunlu davranış, çocuğun kendisine ve çevresine zarar vermiyor sadece ilgi çekmek amacıyla yapılıyorsa görmezden gelme, bu davranışın azaltılmasında en etkili caydırıcı tepki olarak kullanılmaktadır. Bu tepki, çocuğun sorunlu davranış olarak belirlenen davranışı ortaya çıktığında, yetişkinin çocukla herhangi bir ilişki kurmadan o davranış karşısında tepkisiz kalması olarak tanımlanabilir. Böyle bir durumda, çocukla göz kontağı kurmanın bile, çocuğun o davranış ile ilgilenildiğine yönelik bir tepki olacağı unutulmamalıdır. Çocuğun sorunlu davranışlarını görmezden gelme, ona bu davranışları sonucunda, istediği ilgi ya da ödülü alamayacağını ifade etmenin bir yoludur.
Ancak, anne-babalar için görmezden gelme, zaman zaman uygulaması zor bir teknik olabilmektedir. Sorunlu davranışı görmezden gelme, çocukla göz kontağı kurmama, ona bağırmama, çocuğun yaptığı davranışın önemsenmediğini gösterme şeklinde uygulanmalıdır. Bununla birlikte, eğer çocuk ilgi çekmek amacıyla bağırıyor ve kendini yere atıyorsa, bu davranışı görmezden gelmek oldukça zordur. Böyle durumlarda yapılacak olan, o ortamdan uzaklaşarak ev içinde bir başka odaya gitmek ve bir başka şeyle ilgilenmek olmalıdır. Böylece, sorunlu davranıştan uzaklaşılmış olunacaktır. Bazı durumlarda çocuk, yetişkinin ilgisini çekmek için onun konuşmasını bölebilir ya da kucağına çıkmaya çalışabilir. Bu tip davranışlar karşısında, çocuğu uzaklaştırmak zor olmasına rağmen yetişkin konuşmasını sürdürmeli ve onu kucağından indirmelidir. Yetişkinin davranışı ile çocuğa verilen mesaj, sorunlu davranışın artık ilgi çekmediği ve çocuğun davranışını değiştirmesi gerektiği yönündedir.
Yetişkinin, çocuğun sorunlu davranışına gösterdiği bu yeni tepki (görmezden gelme), başlangıçta onun sorunlu davranışını arttırmasına neden olabilir. Çünkü bu tepki, çocuğun, tamamen yetişkinin ona ilgi göstermesini sağlamak için geliştirdiği bir davranıştır. Ancak yetişkinin tutarlılığı devam ettiği sürece, çocuğun sorunlu davranışlarının azalacağı, hatta zaman içinde tamamen yok olacağı beklenmektedir. Örneğin: Ahmet her sabah kardeşi okula giderken onun arkasından ağlıyor, bağırıyor ve kendisini yere atıyordu. Bu durum karşısında annesi Ahmet’i kucağına alarak ona şarkı söylüyor ve onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Ahmet, annesinin onu kucağında sallayarak, kendisine şarkı söylemesinden çok hoşlandığı için bu davranışı her sabah tekrarlıyordu. Anne, Ahmet’in bu davranışlarının o an için durmasını sağlıyor, ancak her sabah tekrar edilmesine de ortam hazırlamış oluyordu. Anne her sabah aynı şekilde tekrarlanan ağlama ve bağırma davranışlarının kucağa alma ve şarkı söyleme ile azalmadığını fark ederek, görmezlikten gelmeyi uygulamaya karar verdi. Uygulama başlangıcında, Ahmet’in ağlama ve bağırma davranışları karşısında anne onu kucağına almak yerine, yaptığı işe devam etti ve Ahmet ile hiç ilişki kurmadı. Ahmet, bu tepkiye önceleri çok şaşırdı ve annesinin ilgisini çekmek için ağlama ve bağırmaların şiddetini ve süresini daha da arttırdı. Anne, her seferinde aynı tutarlılık ve sabırla Ahmet’in bu davranışlarını görmezden geldi. Zaman içinde Ahmet, sorunlu bu davranışlarının annesinin hiç ilgisini çekmediğini görerek azalttı.
Ödülü Geri Çekme
Davranış değiştirme yönteminde ödül, uygun davranışın gösterilmesini kolaylaştırmak ve sorunlu davranışı uygun davranışa dönüştürmek amacıyla kullanılmaktadır. Eğer çocuk, sürekli olarak parmağını emiyorsa , çok sevdiği bir oyuncağı ile oynaması sağlanarak bu davranışı engellenebilir. Çocuk, uygun davranışı yerine getirdiğinde ödül aldığını bilirse, davranışını sorunlu davranış haline dönüştürmeyecektir.
Ödülü geri çekme tekniği, herhangi bir etkinlik sırasında çocuğun yaptığı sorunlu davranışa karşı, yetişkinin çocuğun sahip olduğu hoşlandığı bir şeyi geri çekmesi ve bir süre tepkisiz kalmasıdır. Bu durumda çocuk bir süre için hoşlandığı şeyden mahrum kalacak ancak sorunlu davranışı düzeldiğinden hoşlandığı şeye devam edebileceğini öğrenecektir. Örneğin: Sanem, annesi ile birlikte boyama yaparken kağıt yerine sürekli masayı boyamaktaydı. Bu davranış karşısında annesi kısa bir süre için boyayı alıyor, sonra geri vererek Sanem’e kağıdı boyaması gerektiğini hatırlatıyordu. Sanem uzun bir süre annesinin bu tepkisine aldırmadan masayı boyamaya devam etti, aynı zamanda annesinin kendi yaptığı etkinliği engellemesi nedeniyle ağladı ve bağırdı. Ancak annesinin tutarlı bir şekilde Sanem’in önünden boyaları ve kağıdı alması ve her seferinde kağıdı boyaması gerektiğini hatırlatması ile Sanem boyaları sadece kağıdı boyamakta kullanabileceğini öğrendi. Bir süre sonra Sanem, masa yerine tamamen kağıdı boyamaya başlayarak, hoşlanarak yaptığı bu etkinliği sürdürdü.
Alternatif sunma
Çocuğunuz uygun olmayan bir davranış girişiminde bulunurken, uygun bir davranış önerisiyle karşısına çıkarsanız, diğerinden vazgeçebilir. Örneğin, kumaş bebeğini yıkamaya kalkan bir çocuğa, plastik bebeğini yıkaması önerilebilir.
Kesin bir “Hayır”
Eğer sert ve kararlı şekilde “Hayır”derseniz, ve çocuğunuz yapmakta olduğu yaramazlığa ara verirse, hemen başka bir şeyle ilgilenmesini sağlamaya çalışın. “Hayır”ı tekrarlamaktan kaçının; çok duymak duyarsızlığa yol açar.
Sözel uyarı
Çocuğunuza yanlışını düzeltme şansı tanıyın. “Az önce baban ne demişti?”, ya da “Bıçaklarla ilgili kuralımız neydi?” gibi……. Böyle bir uyarı, en azından, çocuğa yaptığını tekrar değerlendirme fırsatı verebilir.
Her zaman
Kurallarla ilgili tartışmaktan, bağırmaktan, fikrinizi değiştirmekten, yarı yolda vazgeçmekten ve Kısasa-kısastan (Sen bana vurursan, ben de sana vururum!) kaçının. Çünkü bunlar sorunu arttırıcı bir rol oynayabilecek şeylerdir.
Moralinizi Yüksek Tutunuz
Yukarıda yazdıklarımızı eksiksiz olarak yerine getirmek ancak süper bir insanın başarabileceği bir iştir. Öyle bir süper kişi yeryüzünde olmayacağına göre, zaman zaman sizler de bazı ilkeleri uygulamada zorlanabilirsiniz. Çok deneyimli anneler, hatta öğretmenler için bile, davranış sorunlarıyla başa çıkmak kolay bir iş değildir. Zaman zaman işler hiç de planladığınız gibi gitmeyebilir. Yapmanız gereken, olabildiğince sakin olmaya çalışarak, kararlılığınızı bozmadığınız sürece eninde sonunda kazananın siz olacağına ilişkin inancınızı sürdürmenizdir.
Çocuğunuzun davranış sorunlarıyla uğraştığınız günlerde, ailenizden ve arkadaşlarınızdan biraz daha fazla desteğe gereksiniminiz olabilir. Ya da kendinize dinlenmek ve rahatlamak için ek zaman ayırmanız gerekebilir. Yardım istemekten ya da kendinize zaman ayırmaktan çekinmeyin. Unutmayın ki, bunları çocuğunuz için, onunla daha iyi ilgilenebilmek için yapacaksınız.
Çocuğunuzun gösterdiği her ilerleme için, küçük bir ilerleme de olsa, kendinizi ödüllendirmeyi ihmal etmeyin. Çocuğunuzun davranış sorunlarıyla baş etmek, sizden çok kendisinin yararına olacaktır. Ona, daha çok arkadaş edinme, daha fazla beceri kazanma ve olumlu davranışlar sergilemekten daha fazla zevk alma fırsatı yaratacaktır.
Şimdilik hoşçakalın
Göz göze gelmek üzere
Bünyamin Birkan
Yardımcı Doçent Doktor

